Anadolu arısı (Apis mellifera anatolica, bazı kaynaklarda anatoliaca) için Türkiye’de iki zıt cümle dolaşır: “verimsiz, ıslah edilmesi gerekir” ve “bizim yerli arımız, dokunmayın”. İkisi de eksik. Bu yazıda yurt dışı genetik ve morfometrik çalışmalara ağırlık verdik, Türkiye verilerini de aynı ölçüyle okuduk: örnek büyüklüğü, yöntem, kontrol, hakemli dergi. Kimin yazdığına değil, verinin nasıl toplandığına baktık. Gözleme dayanan ya da doğrulayamadığımız yerleri açıkça işaretledik; okuyucuya soru bıraktık.

Kısaca Anadolu arısı

Konu Özet Güven
Bilimsel ad A. m. anatolica, literatürde anatoliaca da yazılır Yaygın
Yayılış Türkiye'nin büyük bölümü Özdil ve ark. 2009
Soy: morfometri Ruttner'ın şemasında O soyu (Yakın Doğu) Kence 2006 aktarımı
Soy: mtDNA Türkiye'den 244 kolonide yalnızca C soyu bulundu Özdil ve ark. 2009, bir çalışma
Buckfast'a katkı Brother Adam kendi kayıtlarında Orta Anadolu arısını 1955'te aldığını yazıyor Doğrudan kaynak, ama genom doğrulaması yok
Genom ölçümü Tam genom (WGS) düzeyinde Anadolu arısı çalışması bulamadık Boşluk

Anadolu arısı hangi soyda? Çelişkili tablo

Morfometride Anadolu arısı Ruttner’in O (Yakın Doğu) soyunda sayılır. Ancak mitokondri verisi daha karışık:

  • Özdil, Yıldız ve Hall (2009, Apidologie) Türkiye’nin 20 yerinden 244 koloniyi mtDNA RFLP ile inceledi ve yalnızca C (Akdeniz) soyu buldu; O, A ve M soyları görülmedi. Yazarlar Hatay’da önceki çalışmalarda O soyu bildirildiğini, kendilerinin orayı örneklemediğini belirtiyor. En yaygın haplotip C1b’ydi (yaklaşık %40, 10 yerde 15 koloni) ve yazarlar bunun Anadolu arısına özgü olabileceğini öne sürüyor. İran’dan 2 koloni (Tebriz ve Urmiye) ve Hakkâri, Adıyaman örneklerinde ortak bir delesyon görüldü; yazarlar bunun meda için ayırt edici olabileceğini söylüyor.
  • Mitokondri soy ağacı çalışması (2020, Scientific Reports), 18 alt türün mitogenomunu karşılaştırdı: C ve O soyları birbirine kardeş, güçlü destekli tek bir kol. Yazarlar Avrupa’ya ikinci bir giriş yolunun Anadolu veya Kafkasya’dan geçmiş olabileceğini düşünüyor ve ND2 verisinde Anadolu arısının Yakın Doğu’daki meda ile kardeş çıktığını bildiriyor. Ama Anadolu arısı mitogenomu o tarihte mevcut değildi; yazarlar sonucun ön bilgi olduğunu açıkça söylüyor.
  • Kükrer, Kence ve Kence (2021, Frontiers in Ecology and Evolution) 250 kolonide 29 mikrosatellit lokusu kullandı. Sabit arılıklarda dört alt tür kümesi (Suriye, Kafkas, Anadolu ve Trakya’daki C soyu Karniyol benzeri ekotip) ayrıldı. Yazarlar Marmara ve Ege çevresinde olası bir C/O geçiş zonu olduğunu belirtiyor.

Soru: Bir arının “O soyu” olup olmadığına anne hattı (mtDNA) mı yoksa çekirdek genom mu karar vermeli? Anadolu arısı mitokondride C, morfometride O görünüyorsa, “Anadolu arısı hangi soyda?” sorusunun tek bir doğru cevabı var mı?

Not: Bu çalışmaların hiçbiri tam genom diziliminden gelmiyor. Anadolu arısı için tam genom ve SNP düzeyinde bağımsız ve yeterince büyük bir çalışma bulamadık; arama sonuçları İtalyan ve Batı Avrupa arılarına yoğunlaştı.

Ekotipler: yerli arı tek mi?

Kükrer ve ark. (2021) Türkiye’de ayrı ayrı iki şeyi gösterdi:

  • Sabit arılıklarda alt tür yapısı net (K = 4); toplam FST 0,065, sabit kolonilerde 0,067, mesafeyle izolasyon belirgin (Mantel r = 0,60).
  • Gezginci arılıklarda yapı kaybolmuş: FST 0,011–0,015, mesafe etkisi yok. Yazarlar gezginci arıcılığı “hareketli bir melez zonu” olarak tanımlıyor.
  • Yanlış atamalar en çok Kafkas ve Anadolu kümelerine yapıldı. Yazarlar Kafkas sinyalinin büyük bölümünü ticari ana arı ticaretine bağlıyor. Orta ve Batı Anadolu (Muğla ve Ankara dahil) önemli gen akışı gösterdi.
  • Korunmuş bölgeler (Kırklareli, Ardahan, Artvin) yerel kümeye sadakat açısından gezginciye açık bölgelerden anlamlı yüksekti (p < 0,001). Hatay ve Düzce, resmî koruma olmadan benzer sadakati korudu.

Kence (2006, Uludağ Arıcılık Dergisi) daha önceki mtDNA, allozim ve mikrosatellit çalışmalarını derleyerek (ör. 9 lokusla 12 popülasyonda 167 allel; 66 popülasyon çiftinden 52’sinde anlamlı FST) yerli ırkların yabancılarla değiştirilmemesini, yerinde ıslah edilmesini ve Artvin-Çamlı ve Kırklareli gibi izole bölgelerin korunmasını önerdi.

Soru: Yerli arı tek mi, yoksa Muğla, Ege, Karadeniz ve Doğu Anadolu ekotipleri ayrı ayrı mı korunmalı? Gezginci arıcılık ve ana arı ticareti bu çeşitliliği 2–3 on yılda silerse, geri getirilebilir mi?

“Anadolu arısı verimsiz mi?” Ölçümlere bakalım

Çalışma Ne ölçüldü Sonuç
Akyol ve ark. 2014 (Niğde) Bal verimi (kg/koloni) Karniyol 31,6; Muğla 28,6; Kafkas 23,4; yerel Niğde 15,4
Cengiz ve Erdoğan 2017, 2018 (Narman, Erzurum, 1650 m) Bal verimi (2015) Karniyol 29,94; Buckfast 28,08; yerel Erzurum 23,36; Kafkas 19,28
Aynı çalışma Kışlama Yerel Erzurum kış kaybı %30,87 (en düşük); Buckfast %32,68; Karniyol %34,11; Kafkas %43,95
Aynı çalışma Sokma (adet) Yerel Erzurum 12,12 (en yüksek); Buckfast 9,26; Karniyol 6,36; Kafkas 6,22
Aynı çalışma Doğal ana arı yuvası (oğul göstergesi) Yerel Erzurum 20,02 (en yüksek); Karniyol 11,22; Kafkas 9,65; Buckfast 8,58
Okuma notları: - "Anadolu arısı verimsiz" cümlesi **tüm ekotipler için doğru değil**: Muğla arısı Niğde'de Karniyol'dan 3 kg geride ama Kafkas'tan 5 kg önde; Erzurum yerel arısı Kafkas'tan 4 kg fazla bal verdi. Niğde yerel arısının 15,4 kg'ı ise düşük. - Yerel Erzurum arısı kışlamada en iyi, ama oğula ve sokmaya en yatkın çıktı. Yani sorun "verim" kadar **yönetim (oğul kontrolü, sakinlik)**. - Erzurum çalışması tek bölge, tek kış, grup başına küçük koloni sayısı; yazarlar genel sonuç vermiyor.

Soru: “Verimsiz” kelimesiyle bal mı, kışlama mı, oğul kontrolü mü, sakinlik mi kastediliyor? Kendi bölgenizde hangi ölçüt sizin için belirleyici?

Buckfast’a Anadolu katkısı: kayıt ne diyor?

Brother Adam’ın kendi yazısından (In Search of the Best Strains of Bees; Karl Kehrle kütüphanesindeki metin, yayın yeri ve yılını sayfadan doğrulayamadık):

  • Orta Anadolu arısı (A. m. anatolica): Adam’ın “en çok değer verdiği” arı. İlk ithalat 1955’te yapılmış (kayıt: A442). Şiddetli 1962–63 kışında saf ve melez stok “bu sınavı mükemmel geçti”. Çok sakin; soğuk havada ve akşam geç saatte rahatsız edilmekten hoşlanmıyor. Oğula yatkın değil, çaprazlandığında ve çok yumurtlarken bile. Dezavantajı: fazla yan petek (brace comb) ve bol propolis; saf stok maksimum performans için güvenilir bulunmamış.
  • Karadeniz (Pontik) arısı (Samsun ve doğusu): Buckfast’ta birkaç F1 çaprazı verimli ve iyi toplayıcıydı ama “aşırı oğul vermeye” yatkındı. Kışlama ve huy bildirilmemiş.
  • Diğer Türkiye örnekleri (Mersin–Sinop, 1962’den itibaren test): Mersin arıları “hâlâ son derece saldırgan” ama daha iri ve verimliydi; sonuçlar için erkendi.
  • Ege adaları: Sisam ve İkarya arılarını Batı Anadolu stoku olarak anıyor; Buckfast’a ithalat yazılmamış.

Bunlar Adam’ın kendi gözlemleri ve kayıtları. Bağımsız ölçüm veya genom doğrulaması değil. Wikipedia da anatoliaca’yı Buckfast’ın kullanılan alt türleri arasında sayıyor ama aynı kaynak hepsinin nihai hatta girmediğini söylüyor. Buckfast’ın genomunda Anadolu payını ölçen bir çalışma bulamadık. Bulduğumuz tek ilgili çalışma (Oleksa ve ark. 2021, Polonya–Romanya mtDNA, aktarım bir blogdan) Buckfast kökenli Afrika (A soyu) mitokondrisinin varlığına işaret ediyor; Anadolu payı yok.

Soru: Adam Anadolu arısını “en çok değer verdiği” ırklardan biri olarak yazdıysa ve saf stoku güvenilir bulmadıysa, Anadolu arısı bugün Buckfast’ın “çiftçisi” mi yoksa “gen havuzu” mu? Doğrulayacak veri neden yok?

Buckfast’ın kökenini ve hatlarını Buckfast arısı yazımızda ele aldık.

Komşu arılar: Suriye, İran, Yunanistan, Bulgaristan

Suriye ve Lübnan (A. m. syriaca)

  • Alburaki ve ark. (2013, BMC Genetics): 1.462 Suriye, Lübnan ve Irak işçi arısı (Suriye 1.258, Lübnan 169, Irak 35), 14 mikrosatellit lokusu, karşılaştırma için 732 referans arı. Suriye ve Lübnan arıları “beşinci bağımsız çekirdek küme” oluşturdu; O soyu ile ilişkisi zayıf (kardeş kol ama %54 bootstrap), FST 0,07–0,22. Tartus’ta Anadolu veya Kafkas aleli yoğun, yazarlar bunu yakın dönem ana arı ithalatına bağlıyor.
  • Brother Adam’ın Suriye gözlemi (ikinci seyahat): Yerli arıyı “arzu edilen çok şey bırakan” diye anlatıyor, Beyrut’un kuzeyindeki farkı Anadolu arısı etkisine bağlıyor; stok almamış, güvenilir bir ligustica hattı önermiş.
  • Haddad ve ark. (2016, Genetica): Ürdün’deki bir koruma programında syriaca’nın 11 yıl sonra genetik kimliğini koruduğu bildirildi (aCGH; farklar %2’nin altı). Bu davranış veya verim ölçümü değil, yalnızca genomik kimlik kontrolü.

İran (A. m. meda)

  • Özdil ve ark. (2009) iki İran kolonisini (Tebriz, Urmiye) örnekledi; C2 grubuna girdi ve Hakkâri ve Adıyaman örnekleriyle ortak bir delesyon paylaştı. İran kaynaklı geniş bir mikrosatellit veya genom çalışmasına bu taramada ulaşamadık: arama ISSR ve morfometri çalışmalarına çıktı ama içeriklerini okuyamadık.
  • Brother Adam İran ve Afganistan arıları için “neredeyse hiçbir şey bilmiyoruz” diyor; yani Buckfast’a İran katkısı bildirilmemiş.

Yunanistan ve Kıbrıs

  • Bouga ve ark. (2005, Apidologie): Yunanistan ve Kıbrıs’tan altı popülasyon (adami, macedonica, cecropia, cypria), mtDNA RFLP. 7 haplotip; macedonica diğerlerinden en uzak.
  • Brother Adam’ın Yunanistan gözlemi: “genel iş arısı”, sakin, oğul eğilimi tanıdığı ırkların hepsinden düşük, ama temmuz ortasından sonra yavru bakımı “ciddi ölçüde kısıtlı”; yan petek ve propolis yapıyor, mühür biraz sulu. Girit’te “belirgin Doğu etkisi” ve kötü huylu koloniler. Atina, Peloponez, Epir, Pindus, Selanik ve Girit gezildi. Yunan arısı için “Kafkas’tan kesinlikle üstün” diyor ama sonuçlar tek sezona dayanıyor. Halkidiki arısından 1952’de İngiltere’ye ana arı gönderilmiş ve 1962’de yeni stok alınmış; “elimizdeki en değerli ırklardan biri” diyor, özellik belirtmeden.
  • Kıbrıs arısı: 1920 civarı Buckfast’a girdi. Adam: “Kıbrıs arısının saf veya ilk çapraz kolonisinin kışı atlatamadığını hiç görmedim.”

Bulgaristan (Rodop tipi)

  • Georgieva ve ark. (2016, Journal of Central European Agriculture): Ulusal Arı Islah Birliği’nin damızlığındaki 9 popülasyondan 324 işçi arı, altı allozim lokusu. Polimorfizm %88–100, ortalama FST 0,028, popülasyonlar arası mesafe 0,001–0,028: yüksek tekdüzelik. Allozim eski ve düşük çözünürlüklü bir marker; ayrıca örnekler zaten kontrollü damızlıktan.
  • Brother Adam Bulgaristan’ı yalnızca Karniyol’un yayılışı bağlamında anıyor ve Anadolu etkisinin Meriç ovasına ne kadar uzandığını bilmediğini yazıyor.

Soru: Suriye’de Tartus gibi ana arı ithal edilen yerlerde yerel kimlik hızla silindi (Alburaki ve ark.). Bulgaristan’ın kontrollü Rodop hattı tek tip ama genetik çeşitlilik düşük. Hangisi daha tehlikeli: kontrolsüz karışma mı, aşırı tekdüzelik mi?

Melezleme: Anadolu × Buckfast, Anadolu × Karniyol, Anadolu × Kafkas

  • Brother Adam (1960’lar): Orta Anadolu arısı çaprazlandığında da oğula yatkın değil ve soğuk kışı iyi geçiriyor; saf stok maksimum performans için güvenilir değil. Bu bir gözlem; sayısal veri yok.
  • Eğitim notu (Bakanlık kaynaklı, özgün çalışması doğrulanamadı): Anadolu ana × Buckfast erkek melezi sakin, Buckfast ana × Anadolu erkek melezi saldırgan bildirilmiş. Buckfast melezi için ebeveynlere göre %128–151 verim artışı da aynı notta geçiyor; doğrulamadık.
  • Muğla × Kafkas: Daha önce Kafkas yazımızda bir derlemede bildirilen %97 değeri geçti; özgün çalışması doğrulanamadı.
  • Kükrer ve ark. (2021) bulgusu: Türkiye’de gezginci ve ticari ana arı akışı melezi zaten üretiyor; yani “saf” ve “melez” ayrımı sahada bulanık.

Genel kural: Heterozis F1’de güvenilir, F2’de dağılır. Anadolu arısının en büyük sorunu (oğul, sokma) melezde artabilir veya azalabilir; yön, ana mı baba mı olduğuna bağlı. Veriler aynı bölgede, aynı sezonda yan yana kurulmuş denemeler olmadan kesin sonuç vermiyor.

Soru: Hangi melez size “daha iyi” gelir: verimi artıran ama saldırgan olan mı, verimi biraz az ama sakin ve kışı iyi geçiren mi? Ölçütü kim belirler: siz mi, pazar mı, yasa mı?

Bölgesel kullanım (yorum)

Aşağıdakiler denemelik yorumlardır, kesin öneri değil:

  • Kışı sert ve nemli, akış kısa bölgeler (Doğu Anadolu, Kuzey Anadolu yaylaları): Erzurum’da yerel arı kışlamada en iyiydi ama oğul ve sokma yüksekti; yerel ekotiple oğul yönetimi kurabilen arıcı için mantıklı.
  • Ege ve Marmara: Muğla ekotipi Niğde’de Kafkas’tan yüksek verdi; Kükrer ve ark. Ege’de karışma yüksek bildirdi. Saf Muğla stoku bulmak ayrıca güç olabilir.
  • Korunan bölgeler (Artvin, Kırklareli, Ardahan): Yerel arıyı korumak için dışarıdan ana arı sokmamak daha mantıklı; kendi bölgenizin korunmuş olup olmadığını öğrenin.

Ana arı alırken kontrol listesi

  1. “Anadolu” veya “yerli” etiketi hangi ekotipi kastediyor (Muğla, Ege, Karadeniz, Doğu Anadolu)? Kaç nesil yerinde ıslah edilmiş?
  2. Gezginci arılıklara veya ticari ana arı hatlarına yakın mı? (Kükrer ve ark. bulgusuna göre karışma ihtimali yüksek.)
  3. Oğul eğilimi ve sakinlik için kayıt var mı?
  4. Kış kaybı verisi kaç sezon ve kaç koloniye dayanıyor?
  5. Belirsizse kendi arılığınızda küçük deneme kurun ve kayıt tutun.

Sık sorulan sorular

Anadolu arısı verimsiz mi?

Duruma göre. Niğde çalışmasında yerel Niğde arısı 15,4 kg ile düşüktü ama Muğla 28,6 kg verdi (Karniyol 31,6). Erzurum’da yerel arı Kafkas’tan fazla bal verdi, kışlamada en iyiydi, ama oğul ve sokma yüksekti. “Verimsiz” tek bir cümle olarak doğru değil.

Anadolu arısı Buckfast'ın atası mı?

Brother Adam’ın kendi yazılarına göre Orta Anadolu arısı 1955’te Buckfast’a alındı ve onun en değer verdiği arılardan biriydi. Ancak Buckfast’ın genomunda Anadolu payını ölçen bir çalışma bulamadık. Bu bilgi tarihsel kayıt, genetik doğrulama değil.

Anadolu arısı hangi soyda: O mu C mi?

Morfometride O (Yakın Doğu), ama 244 koloniyi inceleyen bir mtDNA çalışmasında yalnızca C soyu bulundu (Özdil ve ark. 2009). Mitogenom çalışması ise C ve O’yu kardeş kol olarak gösteriyor. Anne hattı ile çekirdek genom aynı hikâyeyi anlatmayabilir.

Suriye ve Anadolu arısı aynı mı?

Hayır. Alburaki ve ark. (2013) Suriye ve Lübnan arısını (syriaca) ayrı beşinci genetik grup olarak buldu. Anadolu ve Kafkas etkisi yalnızca sınır bölgelerinde ve ana arı ithalatı yapılan yerlerde (Tartus) görüldü.

Yerli arıyı korumak için ne yapılabilir?

Kükrer ve ark. (2021) izole bölgelerde (Kırklareli, Ardahan, Artvin) yerel genetiğin daha iyi korunduğunu, gezginci arıcılık ve ticari ana arı akışının yapıyı bulandırdığını gösterdi. Kence (2006) izole koruma bölgeleri ve yerinde ıslah önerdi.

İran ve Bulgaristan arıları hakkında neden az bilgi var?

Taramada İran için geniş bir genom veya mikrosatellit çalışmasını okuyamadık; Bulgaristan’da bulduğumuz çalışma eski bir marker (allozim) ve yalnızca kontrollü damızlık stoku içeriyordu. İkisi için de sonuçları genelleştirmedik.

Kaynaklar

Bu yazı kaynak taramasına dayanır ve ıslah tavsiyesi değildir. Ana arı seçerken ve melez denerken yerel arıcılık birliğine ve ıslahçıya danışın. Arıcılık verilerinizi izlemek için Polinasyon Lab sayfasına göz atabilirsiniz.