Rumen arıcı Nicolae Iliesiu 30 yıl önce ördeklere kesilmiş şişkin petek gözlü balmumlarını yemeleri için vermişti. Bunları yiyen ördeklerin diğerlerine göre daha hızlı büyüdüğünü fark etti. Bu gözlemi takiben, deneyi tekrarladı. Erkek arı larvası yiyen civcivlerin kontrol grubuna göre daha hızlı büyüdüğü sonucundan emin oldu. "Apilarnil" adı da bu Rumen bilim insanı tarafından türetilmiştir. Iliescu, Latince’den arı anlamındaki "Api", larvanın kısaltması olan "lar" ve kendi adının baş harflerinden oluşan "nil" kısatmalarını kullanmıştır.

5-7 gün arasındaki erkek arı larvaları 250-300 mg ağırlığa sahiptir, vücudu ana elementleri içerir ve tüm vücudundaki programlar tamamlanır. Bu aşama sperm üretme potansiyeli en yüksek olduğu evredir. Aynı zamanda larvaların besleyici materyal rezervleri bu yaşta en yüksek seviyededir. Erkek arıda 3.6-12 milyon sperm hücresi üretilir. Erkek arıların tek işlevi kraliçe arıyı döllemektir. Kraliçe arıyı dölleyen erkek arılar ölür.

Apilarnil Nedir?

Apilarnil, bal arılarında döllenmemiş yumurtanın (haploid (n) kraliçe arı tarafından veya anasız kalmış kovanlarda diğer dişi/işçi arılarca erkek arı gözü denilen ve genellikle peteklerin kenarlarında, nadiren ortalarında veya anasız kovanlarda peteğin neredeyse tümüne dağılmış, diğer petek gözlerine oranla sırlandığında biraz daha kubbeli ve büyük gözüken petek gözlerine atılan haploid (dölsüz) yumurtadan gelişen, petek sırlanmadan önce, 3- 7 günlük larvaların bu zaman aralığında toplanmasıyla elde edilen larval formlara verilen addır. Apilarnil, biyolojik açıdan etkin/aktif bir arı ürünüdür. 

Ürün, eldesi akabinde filtre veya liyofilize edilerek amaca göre kullanılır. Apilarnil ilk kez Romanyalı bilim insanı Nicolae İliesiu tarafından bulunmuştur. Apilarnil adını Romen bilim adamı vermiştir. Liyofilizasyon (dondurarak kurutma) yöntemiyle 3-7 günlük erkek arı larvalarından içerik eldesi gerçekleştirilen yüksek biyolojik aktiviteye sahip bu ürün Romanya’da bazı hastalıkların tedavisinde tıbben kullanılması yaygındır. 3-7 günlük erkek arı larvası (apilarnil) proteinin temel yapısında bulunan tüm temel aminoasitleri barındırması sebebiyle "tam gıda" sınıfında değerlendirilmektedir. Apilarnilin hasat edilmesinden sonra soğuk zincir korunumuna dikkat edilmesiyle taze tüketimi olabileceği gibi geniş bir zaman aralığındaki kullanımında ise öğütme, bağdaşık(homojen) hale getirme, filtrasyon ve liyofilizasyon gibi işlemlerle tüketilmeye uygun hale getirilmektedir. 

Bu işlem serileri uygun biçimde uygulanırsa apilarnilin içerdiği besin komponentleri kayba uğramadan, soğuk zincirde korunumuna gerek duyulmadan kullanılmasına olanak sağlar. Apilarnil hasat edildikten sonra taze haldeyken yarım saat zaman aralığında soğuk zincirde korunmaya alınmazsa önemli miktarda besin kaybı meydana gelir. Taze apilarnil hasat sonrası 1 yıl boyunca (-15) ºC ’de güvenle saklanıp tüketilebilir.

Kimyasal bileşimi

Yapılan bilimsel çalışmalarda apilarnil kimyevi ihtivasında; mineraller (çinko, potasyum, bakır, kalsiyum, sodyum, demir, manganez ve fosfor), vitaminler (PP, A, B1, beta karoten, B6 ve kolin) tespit edilmiştir. Ayrıca apilarnilin temel yapısında bazı hayvansal organizmalarca üretimi/sentezi yapılamayan ve dışardan alınması yaşamsal faaliyetlerin fonksiyonelliği açısından elzem olan aminoasitler bulunmuştur. Demir, selenyum, bakır, manganez gibi iz elementler ile beraber yüksek oranda fosfor ile potasyum (10.4 - 8.0 g/kg) ihtiva eder. Protein, aminoasit, yağ asitleri ve lipit ihtivası sırasıyla 9.4/100g, 7.9/100g, 4.0/100g, 4.7/100g olarak ölçülmüştür. Temelde stearik ile palmitik asitten meydana gelen doymuş yağ asidi ihtivası dominanttır (% 52). Vitamin C, selenyum, kolin, B vitamini grupları ve inositol ihtivası ile kendine has içeriği mevcuttur.

Yapılan bir derlemede, Apilarnilin tarihte ilk olarak tespitini, tespitinden sonra Romanya’daki psikotik, nörodejeneratif ve cinsel rahatsızlıklara sahip olan yaşlılarda kullanımını, içeriğinde sırasıyla yağ asitleri ve lipitler, proteinler), karbonhidratlar, su (%3,5-8, %9-12, %6-12, %65-75) K, Na, Ca, Mg mineralleri (%1-1,5), zorunlu amino asitler (treonin, lösin, izolösin, metiyonin) ve ayrıca testosteron, prolaktin, progesteron ve östradiol gibi cinsiyet hormonlarınca zenginliği incelenmiştir. Ayrıca apilarnilin lipid kısmında tanımlanan bazı kimyasallar ve hormonlar androjenik etki oluşturabildiği, androjen eksikliği sendromu yaşayan hastalarda Apilarnil, androjen artışı sağlayabildiği, androjenik içeriğe sahip olan Apilarnilin androjen eksikliği sendromuna etkili olup olmadığı ve kullanılabileceği alanlar, literatürdeki Apilarnil ile ilgili çalışmalar derlenerek hazırlanmış ve yorumlanmıştır.